NUSRETİYEN FELSEFE
Psikiyatrist Doç. Dr. Nusret Kaya'nın ESAS CANLI şeklinde tabir ettiği beyin ve kuyruğunun (yani beyin ve omuriliğin) dil, din, renk, ırk, cinsiyet farkı olmaması nedeniyle evrensel ve mutlak eşit oluşunu ifade eder.
Gövdede bir yara açılır, kesik olursa bu beynin emriyle onarılabilir, oysa omurilik hücrelerini yenileyemez. Beyin nakli yapılamamasının nedeni de budur, nakil için omurilikle birlikte çıkarılması gerekir. Tüm bu nedenlerle ESAS CANLI, beyin ve omuriliktir, yani beyin ve onun kuyruğudur. KADINLA ERKEĞİN İÇTEKİ YAPIDA MUTLAK EŞİT olduğu bilgisi ekteki şekil incelenerek de görülebilir.

Bu nedenle beyin ve kuyruğunun (omuriliğin) yani içteki benin aldığı kayıtları Nusretiyen Rüya Analizi ile tespit ederek psikolojik virüslerden kurtulmak, sağlıklı, dengeli, huzurlu ve barışçıl bireyler olabilmek NUSRETİYEN FELSEFE'nin temelidir.
NUSRETİYEN RÜYA ANALİZİ
Rüya analizi, alt beyin sisteminin ana rahminden itibaren aldığı negatif kayıtları (nam-ı diğer psikolojik virüsleri) alt beynin sembol ve çağrışım diliyle çözümleyerek farkındalığını artıran yöntemdir.
Rüya analizi ile alt beyindeki sert takıntılar yumuşatıldığında, insan içteki benle ve başkalarıyla barışık, dengeli, yaratıcı, sağlıklı, huzurlu ve sevecen bir birey olur.
Nusretiyen Rüya Analizi’nde, her sabah uyanır uyanmaz, aç karnına el yazısıyla yazılan rüyalar Kuyruk Bilimi’ne göre analiz edilerek, alt beynin anlatmak istediği psikolojik virüslerin tercümesi yapılır. Üst beyin ve alt beyin iletişimi kurularak psikolojik virüsler fark edilir, çatışmaların ve takıntıların yumuşaması sağlanır.
Nusretiyen Rüya Analizi yorum, tabir, tefsir değildir; bilimsel bir metottur.
Bilimden uzaklaşıp batıla, rüya analizi yerine fal, tabir, tefsir, yoruma inanıldığında üst beyin sislenir, içteki buhar kazanının (yani bastırılan duyguların) basıncı giderek artar ve sonunda organik veya psikolojik bir rahatsızlık ortaya çıkar.
Alt beyin çocuk kalır, büyüyemez, başkaları tarafından yönlendirilebilir, (Murphy'nin 'Kaz ise kazıkla' kuralınca) kandırılabilir, denge ve uyumu yakalayamamış mutsuz bir birey haline gelinir. İçteki benle kavgalı bireylerden oluşan toplum da ilerleyemez, savaşlar bitmez.
EVRENSEL EŞİT KUYRUKLU CANLI
Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı, her insanın anatomik yapısında aynı olan beyin ve uzantısı omuriliğidir. Tıpta “Merkezi Sinir Sistemi” olarak geçer. Herkeste aynı olduğundan ve dil, din, renk, ırk, cinsiyet farkı olmadığından dolayı evrensel ve mutlak eşittir. Beynin ayrıl(a)maz devamı, uzantısı olan omurilik nedeniyle kuyruk şeklinde ifade edilmiştir. Bir ağaç gibi tüm organlara yaşam dalı verir. İçimizdeki bendir, esas canlıdır.
İçimizdeki ben’in resmi:

KUYRUK BİLİM
Kuyruk Bilim, Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı’nın (beyin ve omuriliğin) hücre kayıtlarındaki bilgilerin dilini anlamaya ve anlatmaya çalışan bilimdir.
ÜST BEYİN VE ALT BEYİN
Üst beyin; beynin, her iki yarım küresini de kapsayan, bir milimetre kalınlığında, girintili-çıkıntılı, kabuk görünümlü, gri hücrelerden oluşan bölümüdür. Kapasitesi yüzde 28’dir. Tıp literatüründeki adı kortekstir. Beyni bir buz dağına (iceberg) benzetecek olursak, buzulun görünen kısmıdır. Yaklaşık iki yaşından sonra gelişmeye başlar. Bu bölüm ile yürüme, konuşma, okuma, yazma, felsefe yapma, para kazanma gibi öğrenme, hatırlama, düşünme şeklindeki bilinçli davranışlar kontrol edilir. Üst beyin herkeste farklı farklıdır.
Alt beyin ise buzulun görünmeyen, suyun altındaki yüzde 72’lik kısmıdır. Duyguların ve içgüdülerin kaynağıdır. Otonom sinir sistemini regüle eder. RNA yoluyla atalardan gelen bilgi şifrelerini depolar. Sezgisel iletişim ve güçler alt beyinle bağlantılıdır. Klasik psikoloji ekollerinde bilinçaltı/bilinçdışı olarak geçer.
PSİKOLOJİK VİRÜSLER
Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı’nın ana rahminden itibaren; üst beynin oluşmadığı, çalışmadığı, devre dışı ya da sisli olduğu dönemlerde aldığı, rüyalarda hatırlanabilen negatif kayıtlardır. Sirayet edici ve dirençli oldukları için virüs olarak adlandırılmıştır. Fark edilmedikleri takdirde fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara yol açarak, kişinin yaşam kalitesini düşürür.
PSİKOESTETİK FELSEFE
Şeklin ötesindeki, şeklin gizlediği güzelliğe bakarak, bizlere alt ve üst beynimizin uyumlu birlikteliğini kurmamızı, kendimizi tanımamızı, kendimizi tanırken insanlarla doğru, sevgiye dayalı iletişim kurmamızı sağlamayı amaçlayan bakış açısıdır.